Yunan Cezaevi Türk İnsan Kaçakçıları ile Dolu

0
346

Türkiye de zorlaşan yaşam şartları,insanımızda oluşan kolayca paraya kavuşma isteği,sınırlarımızın yol geçen hanına dönmesi Türkiye de ki yasadışı yollardan gelen insan sayısını Ve bunların oturduğu mahalle sayısını inanılmaz arttırdı .Zeytinburnu Ve Aksaray ,İstanbul’da BM in fiili uygulama alanı gibi ve işin organizatörleri buralarda 500 Usd den 3000 usd ye kadar yurtdışına insan götürecek işi bozuk borca batmış insanları bulmada zorluk cekmiyor..

Ege Bölgesinde aynı sistem Midilli Adasına yakınlığı ile bilinen Küçükkuyu Behram kale ve Ayvalık’dan deniz yolu ile giderken EDİRNE de Meriç Nehri de karanın ortaya çıktığı noktalarda geçiş noktası olarak kullanılıyor

Ege’de göçmen kaçakçılığı son hızıyla devam ederken, komşu Yunanistan’ın cezaevleri kaptandan otobüs şoförüne, müteahhitten restoran işletmecisine kadar aralarında Türklerin de bulunduğu insan kaçakçılarıyla dolu.

61 İNSAN KAÇAKÇISINDAN 40’I TÜRK

Yunanistan’ın Sakız Adası’ndaki cezaevinde yatan toplam 61 insan kaçakçısından 40’u Türk. Cezaevinde Türkler’in dışında 12’i Ukrayna, 9’da Suriyeli insan kaçakçısı bulunuyor. Yunanistan’da bir internet sitesinin, Yunan Adalet Bakanlığı’ndan aldığı izinle bu insan kaçakçılarıyla yaptığı röportajlarda ilginç bilgiler ortaya çıktı.

Sakız Adası’ndaki cezaevinde yatan 35 ile 65 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmış olanların da bulunduğu Türk insan kaçakçılarından müteahhit Caner B. (30), restoran işletmecisi Ertan D. (34), kaptan Onur E. (33), otobüs şoförü Coşkun B. (34), otopark işletmecisi Gökhan G. (41), kaptan Hakan T. (35), dalgıç Cemalettin B. (42), Makine Mühendisi Alpay K. (47) ve işsiz Ferhat O.’nun (27) röportajlarına haberde yer verildi. Türk insan kaçakçılığı organizatörleri sığınmacıları nereden aldıklarını, nasıl götürdüklerini ve karşılığında ne kadar para aldıklarını en ince ayrıntılarına kadar röportajlarında anlattı.

“DOĞAN ÇOCUĞUMU BELKİ DE ÖMÜR BOYU GÖREMEYECEĞİM”

 

Evli, bir çocuk babası 33 yaşındaki Onur E., insan kaçakçılığından Yunanistan’da 49 yıl hapis cezası aldığını belirterek şunları anlattı:

“İzmir’de büyük römorkorlarda kaptanlık yapıyordum. Borçlarım vardı. Arkadaşım işin kolay olduğunu, sürat teknesi ile Midilli’ye 23 göçmen geçireceğimi ve bir sefer karşılığında 3 bin dolar alacağımı söyledi. Gece üç sefer yapıp bu rakamı 9 bin dolara kadar çıkarabileceğimi de söyleyince, borçlarımdan böylece kurtulabileceğimi düşünüp kabul ettim. Tekne hızlıydı ve mesafe kısaydı, kolay gibi göründü. Üstelik bölgeyi çok iyi biliyordum. İlk seferimde Midilli’ye 500 metre kala yakalandım. Eşim hamileydi, doğum yaptı. Çocuğumu göremedim. Cezam çok olduğu için belki de hiç göremeyeceğim. Onlara uzak sefere çıktığımı söyledim. Belki de bu haberden gerçeği öğrenecekler. Çok kolay yoldan çok para kazanma yolunu seçtiğim için pişmanım.”

 

“ÖLDÜRECEKLER DİYE ÇOK KORKTUM”

25 yıl hapis cezasına çarptılan 27 yaşındaki Edirneli Ferhat O. da “İş arıyordum beni buldular. Bir tekne ile 19 kişiyi Sakız Adası’na götürüp gelmemi, 3 bin dolar vereceklerini söylediler. Kabul ettim. 19 kaçağı adaya bıraktım, dönerken Yunan Sahil Güvenliği tarafından yakalandım. Beni öldüreceklerini düşünüp, çok korktum ama bir şey yapmadılar.” dedi.

“BİR HAFTA DAĞLARDA SAKLANDIM AMA YAKALANDIM”

 

Evli 2 çocuk babası Alpay K. ise ameliyat olan annesinin özel hastane masraflarını ödemek için insan kaçakçılığı yaptığını öne sürerek şöyle konuştu:

“Önce banka soymayı düşündüm. Sonra çare olarak bu yolu buldum. Daha önce de teknelerde çalışmıştım. Gelibolu’da bana gösterdikleri 25 metrelik balıkçı teknesini önce tamir ettim, ardından da 177 kaçağı 8 saatte Midilli’ye götürdüm. Dönüşte Yunan Sahil Güvenlik ekipleri önümüzü kesti. Bunun üzerine ben de kaçaklarla birlikte adaya çıktım. Saklandığım ormanda bir hafta sonra yakalandım. Bu işi yapmadan önce topladığım bilgileri, organizatörlerin telefon numaraları, geçiş yollarını gibi tüm bildiklerimi savcıya anlattım. Türkiye’deki organizatörler arasında Türk, Afgan, Pakistanlı, Suriyeli, Iraklı kişiler olduğunu ve bulundukları yerleri söyledim. Henüz ne kadar ceza alacağımı bilmiyorum. Ancak organizatörlerin bu iş için adam bulmakta güçlük çekmediklerini biliyorum. Ancak, uzun yıllar hapis cezası almaktan korkuyorum.”

“SUÇSUZUM”

Dalgıç Cemalettin B. ise suçsuz olduğunu öne sürüp, şunları söyledi:

” İzmir açıklarında bir kaptan arkadaşımla dalış yapıyorduk. O teknedeydi, ben dalış yaptım. Döndüğümde, teknede iyi giyimli 60 Suriyeli vardı. Bana, ‘Bunlar turist adaya bırakıp döneceğiz’ dedi. İnandım. Sisam Adası’na geldiğimizde Yunan Sahil Güvenliği’ne yakalanıp, tutuklandık. Bir yanlış anlama sonucu cezaevindeyim. Bu işten tek kuruş para almadım. Ne kadar ceza vereceklerini bilmiyorum ama, bir gün masum olduğumu anlatacağımı düşünüyorum.”

 

MÜTEAHHİT: ARKADAŞ KURBANI OLDUM

Tutuklanıp, 37 yıl hapis cezası almadan önce Ayvalık’ta baba mesleği olan müteahhitlik yapan Caner B. ise arkadaş kurbanı olduğunu söyledi. Müteahhitlik yaptığı için maddi durumunun iyi olduğunu belirten Coşkun B., “Sürat teknemiz vardı, balık avlamak ve gezmek için kullanıyorduk. Organizatörler arkadaşımı bulup ikna etmişler. Arkadaşım da bana gelip ‘Heyecanlı olur. Bir iki kez yapsak hem eğlenir, hem para kazanırız.’ dedi. ‘Tehlikesi yok’ diyerek beni ikna ettiler. 13 kişiyi Midilli’ye bırakıp dönerken Yunan Sahil Güvenliği önümüzü kesti, durmasak ateş edeceklerdi. Mecburen durmak zorunda kalınca yakalandık. Çok pişmanım. Ayrıca bu işi yapıp, geri dönen çoğu kaptan ve organizatörün paralarını alamadıklarını duydum. Çünkü organizatörler sık sık telefon değiştirip, sahte kimlik kullanmaları nedeniyle mümkün olmuyormuş. Ben yandım, başkaları yanmasın, böyle şeylere kanmasın istiyorum.”

OTOBÜS ŞOFÖRÜNE DENİZ YARAMADI

 

İnsan kaçakçılığından tutuklu evli 1 çocuk babası Coşkun B. ise geçen temmuz ayında Midilli’ye 16 kaçağı götürürken yakalandığını kaydederek şöyle dedi:

“İstanbul’da şehirler arası otobüs şoförüydüm. Otobüs terminalinde tanıştığım kişiler, tekne kullanacak kişi arıyorlardı. Tekne kaptanı ehliyetim olduğunu söylediğimde hemen 5 bin dolar teklif ettiler. İzin günümde, 6 metrelik sürat teknesiyle güzel bir havada kaçakları Midilli’ye götürdüm. Sabah saatleriydi, adaya yanaşırken Yunan devriye botu ateş açarak bizi durdurdu. Tekneye çıkıp bana sopayla vurdular, denize düştüm. Burnum kırılmıştı, sudan çıkartıp, gözaltına aldılar. Tutuklandım. Bu işe beni sokanlar paramı da vermediler. Buradan çıkınca ilk işim onları bulup, hesabını sormak olacak. Ne kadar hapis yatacağım belli değil.”

Paylaş
Önceki İçerikSosyalleşme Projesi
Sonraki İçerikFacebooktan Aile Katliamı
İbrahim Halil Eroğlu
AJANS 3C isimli aylık hukuk bülteni çıkardı. FİKİR KULUBÜ isimli kitabı var. www.sende yaz.net te şiirve makale tarzı yazıları bulunmakta çeşitli yerel gazete ve meslek dergilerinde yazı ve makaleleri vardır. www.iheroglu.com adresinde hikaye-makale ve yaşam koçlugu hakkında yazıları bulunmaktadır. Uzun Köprü Lisesi Gaziantep Atatürk Lisesi Ankara hukuk fakülteinde okudu Dernek ve parti yöneticilikleinde bulundu.Futbol masa tenisi ve tenis oynuyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin