Av Arif Yetim ile Hukuk ve Avukatlık üzerine Bir Söyleyşi

0
865

Bu defa ki konuğumuz Balıkesir Edremit Avukatlarından ve ceza ağırlıklı olarak calışan sayın Arif YETİM,efendim bize kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

– 1980 yılında Edremit’te doğdum. İlk orta ve lise eğitimimi Edremit’te tamamladıktan sonra 2003
yılında Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk fakültesine başladım 2008 yılında mezun olarak avukatlık
mesleğine adım attım.

Ücretli Olarak bir Avukatlık bürosunda calışmak ile kendi bağımsız bürosunu acmak arasında avukat acısından ne fark var?
– Bir büroda çalışmak ile kendi büronu açmak arasındaki farklılık çalıştığın büroda o büro sahibinin
aldığı dava ve işlere bakarsınız. Kendi büronuzda ise istediğiniz her tür dosyayı alabilir ve
istediğiniz konularda çalışabilirsiniz. Kendi büronuz her zaman size çalışma alanınız açısından
özgürlük sağlar.Ücretli avukat olarak calışmanın hem ücret hem de sosyal guvence acısından bır cok sorunları vardır. Baro yönetimlerinin bu konuda çalışmaları olsa da su an için yetersizdir.
Adaleti Sağlarken avukatın rolu nedir?Sonuca etkili midir?
– Adalet; üçlü bir saç ayağına benzetilir. Bunun bir ucunda hakim bir ucunda avukat bir ucunda da
savcılık makamı vardır. Bu kişiler ve kurumlar arasında bir astlık üstlük ilişkisi de bulunmamaktadır.
Avukatın adaletin sağlanmasında ki rolü büyüktür. Avukat öncelikli olarak aldığı dosyada, dosyayı
iyi inceleyerek ifadede ki çelişkileri, delillerin doğru ve düzgün değerlendirilmesini karar mercii
olan hakime anlaşılır olarak anlatmak en büyük görevidir. Ayrıca, Avukat aldığı dosyalarda
konusunda uzman kişilerden de yardım alarak gerektiğinde delil ve belgeleri bu uzmanlarla
birlikte değerlendirerek hakkaniyete uygun karar verilmesini sağlar.Adalet savaşçısı olan avukat ,yardımcı personel acısından diğer sac ayagındakılere nazaran daha etkisiz gibi gözükse de bagımsız olması ve hareket kabılıyeti sebebi ile sonuca dogrudan etkılıdır
Yabancı dil avukatlar acısından gereklı mıdır?
– Evet, hayatın her alanında herkesin en az bir yabancı dili ana dili gibi konuşuyor ve yazıyor olması
gerektiğini düşünüyorum. Bu bağlamda, mesleki açıdan avukatlara çok lazım olmasa bile yabancı
müvekkilleri ile veyahut yabancı makamlarla yapacağı yazışmaları kolaylaştırmak açısından
yabancı dil bilmeleri gerektiğini düşünüyorum.
Davalar sizi etkiliyor mu ?Bakış acınızda değişikliklere yol acıyor mu?
-Her insan gibi bizlerde çevremizde olanlardan oldukça etkileniyoruz. Bazı konularda ketum
gözüksek bile vicdanen tanığı olduğumuz, dosyaların etkisinde kalıyoruz.Adım atarken dahı bazen öncekı yasadığımız meslekı deneyımlerden yararlanıyoruz
Hukuk Fakülte sayısının olagan üstü artışı hakkında ne düşünüyorsunuz?Kaliteli hukuk eğitimi okullardan mı geçer yoksa yaşanan deneyimlerle mı kazanılır?
– Hali hazırda ülkemizde, 110 adet hukuk fakültesinde eğitim verilmektedir. Açılması planlanan
toplam 5 adet hukuk fakültesi bulunmaktadır. Ancak bu rakam çok fazladır. Şöyle ki; hali hazırda
110 tane üniversiteden her yıl 50 kişi mezun olduğunu varsayar isek bu da yılda 5500yeni mezun
anlamına gelir buda birkaç sene içerisinde avukatlık mesleğine olan talebin artması sebebiyle
avukat sayısın arttıracak ve birçok meslektaşımızın zor günler yaşamasına sebep olacaktır.Mesleki deneyim şart olsa da okul eğitimi de önemlıdır. YÖK bu konuda acılen duzenlemeler yapmalıdır
 Türkiye hukuk sistemi ve kanunları AB şartlarına uygun mu?Şekli olarak kuralların varlığı bizlerle onları bir yapar mı?

– Kanunlar hiçbir zaman durağan değillerdir.Toplumun dinamıklerıdır bazen toplumunda önunde gıderek ona onculuk eder. Günün şartlarına göre değişim gösterebilirler bu da büyük millet meclisinin yasama faaliyeti içerisinde olur ben kanunların Avrupa birliğine uydurma
veya başka bir üyesi olmaya çalıştığımız ülkeler birliğine uydurma çabasından ziyade günün şart ve
koşullarına göre değiştirilmesi gereken kanun Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilgili komisyonlarının
görüşü doğrultusunda değiştirilmesi ve yenilenmesi gerektiğini düşünüyorum. O zaman hukuk
bizim hukukumuz olur diğer türlü hukuk, Avrupa birliğinin hukuku olur.Yasam sartlarında da celıskıye sebeb olur.
 Avukatlıgı meslek olarak secmek ısteyen genclere neler önerırsınız ?
– Çok klasik olacak ama öncelikle genç arkadaşlarıma çok kitap okumalarını ve en az bir gazeteyi her
gün takip etmelerini tavsiye ederim. Hukuk fakültelerinde gösterilen dersler her an her yerde
karşımıza çıkabilecek olayları bize anlatırlar, bu olaylara da en çok gazetelerde rastlarız. Ayrıca,
günün haberlerini takip etmemiz bizim gündemi bilmemizi ve onu değerlendirmemizi sağlar.her zaman yasamın içinde olsunlar kitap okuyarak da baskalarının deneyımlerını yasamadan kazansınlar

Hedefleriniz var mı? Bunları gerçekleştirdiniz mi?
– Bir avukat olarak en büyük hedefim mesleğimde iyi bir yere gelmektir.Bu meslek sureklı dınamızm ve kısısel gelısımle at bası gıder

Davalar uzun sürüyor mu ?Herkes adaletten tatmın olabiliyor mu?
– Mesleğe ilk başladığımız günlerden bu güne kadar devam eden dosyalarımız bulunmaktadır.Adalet her zaman olmaz.Zaten doğa da adalet yoktur. Bir tarafın lehıne olan dıger tarafın aleyhıne olur.
 Herkesın bildiği medyaya taşınan bir davanız oldu mu?..
– Herkesin bildiği üzere gerek ulusal basında gerekse yerel basında çıkan dosya ve davalarımız
bulunmaktadır.Meslekı sır saklama yukumluluğumuz bunu dıle getırmemıze engeldır
Size göre Hak nedir?…
– Hak; hukuken korunan menfaattir. Hak, bireyin, diğer insanların kendi hayatlarını yaşama şekline
müdahale etmeden, kendi yaşamına yön verme özgürlüğüdür. Hukuk düzeninin kişilere tanımış
olduğu yetkilerdir. Bu yetkilerin belirli bir sınırı vardır aşıldığı takdirde aşan kişi cezalandırılabilir ya
da bu aşmayla hakkını ihlal ettiği kişiye tazminat ödemeye mahkûm edilebilir. Hak kullanılırken
başkalarının haklarını çiğnemek suç veya haksız fiil teşkil eder.
Avukatlık mesleğinin iyi yada kötü yönleri nelerdir?
– Mesleğimizin iyi ya da kötü yönleri olarak düşündüğümüzde bize gelen dosyalarda her şeyden
önce bir insan olarak etkileniyor adeta o dosyaları dosyaların tarafları ile beraber yaşıyoruz. Dosya
içeriğinde bulunan şahıslar ile birlikte üzülüp, seviniyoruz. Bu durum mesleğimizin iyi yanı mıdır,
kötü yanı mıdır bunu siz takdir edin.
Avukat olmak evlilik hayatını etkiliyor mu?
– Eşiminde avukat olması sebebiyle ve mesleği bilmesi sebebiyle o yüzden hiçbir şekilde bu durum
evliliğimi etkilemiyor. …..Adalete güven nasıl saglanır yapılan anketlerde çok düşük gözüküyor…
Adalete güven nasıl tesis edilir?Yasadığımız günlerde adliye içindekiler dahi adalete guvenmıyor ve anketler bu guvensızlıgı gösteriyor.Nasıl guven tesis edilir?
– Adalete olan güvenin anketlerde düşük gözükmesinin sebebi bence, açılan davalar hızla çözüme
kavuşmadığı gibi bazı durumlarda hakkaniyete uygun kararlarda çıkmayabiliyor. Bu durumun ana
sebebi sayısı artan hukuk fakültelerinden mezun olan hakim, savcı ve avukat adaylarının yetersiz
yetiştirilmesi sebebiyle hukuka olan güvende eksilmektedir. Bizim avukatlar olarak ilk yapmamız
gereken avukatlık stajına başlayan tüm avukat namzetlerine staj başlangıcında ve sonunda
sınavdan geçirerek avukatlık ruhsatlarını almaları daha uygun olacağını avukatlık mesleği
anlamında da adalete olan güvenin yeniden sağlanabilmesi için bir nebze de olsa faydalı olacağına
inanıyorum ….
Cemaatler hakkında ne düşünüyorsunuz ?..
– Cemaatlerin tamamına karşıyım, ve toplum içerisinde ve siyasette olmamaları gerektiğini
düşünüyorum. Zira Mustafa Kemal Atatürk tarafından 30 Kasım 1925 tarihinde kabul edilerek 13
Aralık 1925 tarihli resmi gazete’de yayınlanarak 677 sayılı yasa ile uygulamaya konmuş olan
Atatürk devrimlerine karşı ülkemizde kurulmaya başlanmışlardır. Oysa ki Tekke, zaviye ve
türbelerin kapatılması Türk toplum yaşamının da bir yerde düzenlenmesi amacıyla yapılmıştır.
Şöyle ki o dönemde bazı cemaat dergah üyeleri şuan ki FETÖ yapılanması gibi devletin bazı
kurumları içerisinde söz sahibi hale gelerek devletin birlik ve bekasını yok edecek kuvvete
ulaştıklarını gören Mustafa Kemal Atatürk tarafından kapatılmış daha sonra yapılan tüm
anayasalarda da tüm devrim kanunları iptal edilemeyecek kanunlar arasında kabul edilmiştir. Bu
nedenle cemaatlerin ve cemaat türü yapıların anayasamızın ikinci maddesinde yazılı laiklik
anlayışına da aykırıdır. Bu nedenle cemaat yapılanmasının tamamının olmaması gerektiğini
düşünüyorum ve savunuyorum.
Röportaj AYTEN KARAMAN ,,

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin