27 Mart Dünya Tiyatro Gününde Zihni Göktay

0
146

Zihni Göktay…

Tiyatroya adanmış bir hayat onunkisi. Yarım asırdan fazladır tiyatro sahnesinde.

Gönüllere en çok da “Lüküs Hayat” efsanesiyle kazındı. Usta oyuncuyla, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü için bir araya geldik.

Uzun yıllardır tiyatro yapıyorsunuz. Tiyatroya başlamanız nasıl oldu?

Profesyonel olarak tiyatroya 1964’te Ankara Meydan Sahnesi’nde başladım. 1973’e kadar orada devam ettim. Orası kapandıktan sonra İstanbul’a döndüm. Şehir Tiyatroları’na müracaat ettim. Genel Sanat Yönetmeni Vasfi Rıza Zobu’ydu; beni yevmiyeli olarak aldı. Sonra Muhsin Ertuğrul beni asıl kadroya aldı. O günden bu yana toplam 54 yıldır, Türk Tiyatrosu’na hizmet veriyorum. Emekli oldum ama tiyatrom beni bırakmadı. Konuk sanatçı olarak devam ediyorum.

Bugüne dek kaç oyunda rol aldınız?

Son oyunum Hisse-i Şayia’yla birlikte 83 oldu. Bunun 22 tanesi müzikal. Diğerleri vodvil, seyirlik oyun, geleneksel Türk tiyatrosundan örnekler, orta oyunu, klasik oyunlar, çağdaş oyunlar… Her türlü tiyatro yaptım.

En fazla hangi tür oyunlardan keyif aldınız? 

Komiklik başka şey, komedyenlik başka şey sözlük anlamında… Komedyen her türlü oyunu oynayabilir; gerektiği zaman dram da trajedi de oynayabilir. Komiklik başka bir şey… Öyle olmamaya çalıştım. Oynadığım oyunlar ekseriyet komedi tarzı oyunlardı. Santimental oyunlarda da oynadım, epik oyunlarda da… O bakımdan kendimi mutlu hissediyorum. Son senelerde böyle olmadı; çünkü “Cibali Karakolu” komedi. “Hisse-i Şayia” da bir evlilik komedisi. Orada da bir mutluluğum var. Oyundaki kızımı kızım oynuyor; damadımı da damadım oynuyor. Hisse-i Şayia iki, Cibali Karakolu dört sezondur dolu gidiyor.

Oynamak isteyip de henüz oynamadığınız bir rol kaldı mı?

“Tahta Çanaklar” ve Arthur Miller’in “Satıcının Ölümü” aklımdan geçiyor. Allah nasip ederse onları da oynamak isterim.

27 Mart Dünya Tiyatro Günü malum… Bu özel gün için ne söylersiniz?

Tiyatro hep yaşamalı; çünkü insanı insana insanla anlatan dünyanın en eski mesleklerinden biri. Mağara devrinden beri gelişmiş buraya kadar ulaşmış bir meslek bu. Kıymetini bilmek lazım. Yapacaksak da efendice yapmak lazım. 4-5 kişi toplanıp da bir yerde, biz bunu yaparız demekle olmuyor. Yaparlarsa da ben; kardeşlerim, çocuklarım hatta torunlarım yaşında insanların gider ellerinden öperim, alınlarından öperim. Ama dürüstçe, efendice yapsınlar. Tiyatro bir mekteb-i edeptir. Biz eğlenceliyle faydalıyı bir arada sunmaya çalışıyoruz. İnsanlar bundan feyz almalılar. Bir de koltuk kapasitemiz düşük bizim. Hala bazı yerlere tiyatro götüremedik. Bunun sebebi orada oynayacak salonun olmaması ya da teknik donanımın eksik olması. Çok şey istiyorum galiba ama bunların vaktiyle olması lazımdı. Koltuk kapasitemizi artırmalıyız.

Pek çok önemli oyun sahneye koydunuz ama Lüküs Hayat’ın yeri herhalde ayrıdır…

Lüküs Hayat Batı enstrümanlarıyla Türk ezgilerinin, Türk nağmelerinin çalındığı, bir Türk klasiği, Türk operetidir. Ne zaman oynansa tiyatroya gişe hasılatlarıyla rekor kırdırmıştır. Türk tiyatrosuna para kazandırmıştır. Ben Lüküs Hayat’la rekor kırdım… 28 yıl oynadım. Lüküs Hayat’a 1984-1985 sezonunda bir başladık, ben bypass geçirene kadar oynadık. Lüküs Hayat’ta 134 kişi değişti. Burada değişmeyen tek oyuncu benim, hep oynadım. 4 tane kostüm eskittim, 5 tane ayakkabı eskittim, 7 tane kasket eskittim.

28 yıl boyunca aynı oyunu sahneleyebilmenin sırrı nedir?

Bir gazeteci arkadaş Lüküs Hayat’ın 17. senesi dolayısıyla beni kutlarken dedi ki, “Zihni Bey duydum ki Broadway’deki ‘Cats’ müzikali 16 seneden sonra kalkıyormuş; sizinki 17 yaşına bastı ve devam ediyor. Siz ne diyorsunuz?” Dedim ki gayet normal, zaten iyi bakılan normal bir kedinin ömrü 16 yıldır; ama Türkiye’de lüks hayat özlemi içerisinde yaşayan daha 20-25 milyon kişi var. Onlar için oynuyoruz biz, gelsinler, seyretsinler.

Onca yıl içinde pek çok ilginç olay da başınıza gelmiştir mutlaka…

Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde oyun bitti. Servis aracına gidiyorum. Bizim müstahdemle seyirci arasında bir münakaşa var. Ben de fuayeden geçiyorum. Kadıncağızı görünce, “Hanımefendi bir ayıp mı oldu size karşı, ne oldu” dedim. “Sizin yüzünüzden” dedi kadın. “Ben biraz önce sahnede karşınızdaydım, niye beni itham ediyorsunuz” dedim. “Evet, sizin yüzünüzden… Neden derseniz, o kadar güzel oynadınız ki, o kadar şiddetle alkışladım ki alyansım parmağımdan fırladı. Sıraların arasında arıyorlar, bulamıyorlar. Kuvvetli bir feneriniz falan yok mu” dedi. “Müsterih olun hanımefendi” dedim. Arkadaşlar sonunda alyansı buldular.

Bir gün de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde tek başıma hesap kitap yapıyorum. Üç lira şuraya verdim, beş liraya şuraya verdim diye. Ettiğim laflar gülünç laflar değil ama seyirci gülüyor, “Biri şaka mı yapıyor arkadan” dedim. Meğerse sol tarafta, perdenin arasından sahneye çıkmak için tereddüt eden bir kedi varmış. Spot ışıklarından ürkmüş, sahneye de çıkmıyor. Oyunu toparlayıp dikkati kendi üzerime çekmem lazım. Kedinin yanına gittim. Eğildim, “Arkadaş, sen yanlış yerdesin. Sen Broadway’de Cats müzikalinde oynuyorsun, biz burada Lüküs Hayat oynuyoruz. Beni rahat bırak da devam edeyim. Seyircinin bana bakması lazım” dedim. Alkış, kıyamet koptu.

Sonra Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda çok hareketli bir sahnede yaka mikrofonum ve cihazı yeleğimin cebinden düştü. Toparlamam lazım… Seyirciye döndüm, “Alışmamış aktörde teknoloji durmaz” dedim. Seyirci gülmeye başladı, alkışlar arasında hemen mikrofonumu taktım. Böyle güzel şeyler yaşadım.

Zeytin Dalı Harekatı için askere moral vermeye gittiniz. Neler yaşadınız orada?

İskenderun ve Hatay’a gittik. Hassa Dağı, Raco Dağı eteklerinde top sesleri arasında, “Size destek olmaya geldik” dedik. Hatay’da ve İskenderun’da da Hisse-i Şayia’yı oynadık. Şehitlerimize rahmet, ailelerine sabırlar diledik. Yaralılarımıza acil şifalar diledik. Sarmaş dolaş gözyaşları içinde fotoğraflar çektirdik. Onlara, “72 yaşındayım evladım, eğer bana düşecek bir görev varsa ben gelirim. Karavana için patates soyarım, çorbadaki kepçeyi karıştırırım, size servis yaparım” dedim. Böyle duygusal anlar yaşadık. Onlar gayet metanetli, gayet cesaretli… Mayıs ayında Şehir Tiyatroları olarak oraya yeni bir çıkarma yapmak istiyoruz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin