Boşanma Davasında Katılma Alacağına ilişkin Yargıtay İctihadı

0
78

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
2018/4001 E. 2018/9671 K.
K. Tarihi: 20.03.2018
Mahkeme: Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Konu : Katılma Alacağı

Özet: İlgili kooperatiflere yazı yazılarak eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 2002’den tapuda ferdileşme işleminin yapıldığı tarihe kadar olan süre içerisinde kooperatife ödeme yapılıp yapılmadığına dair araştırma yapılmaksızın kooperatiflere davalının üyelik tarihleri esas alınarak taşınmazların kişisel malı olduğunun kabulü hatalıdır.

Karar: Davacı vekili, evlilik birliği içinde davalı adına edinilen 4 adet taşınmaz ve iki adet araç bulunduğunu izah ederek bu malvarlığının değerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini ve yarı bedellerinin faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş harca esas değer 15.000.00 TL olarak bildirilmiştir. Mahkeme tarafından verilen süre içinde sundukları 03.03.2011 tarihli dilekçe ile 54 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalının 01.01.2002 tarihinden sonra elde ettiği kira gelirinin, diğer 3 adet taşınmaz ve kamyonetin edinilmiş mal olarak kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 15.000.00 TL’nin tahsili olarak talep açıklanmıştır. 28.01.2011 tarihli harcını yatırmak suretiyle sundukları dilekçede bilirkişi raporu doğrultusunda taşınmazların keşif tarihi itibariyle belirlenen toplam değerinin yarısı olan 118.52,73 TL olarak talep miktarını arttırmıştır.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 54 parsel, 9 parsel, 72 parsel sayılı taşınmazların ve 1996 model kamyonetin 01.01.2002 tarihinde başlayan edinilmiş mallara katılma rejiminde davalının malvarlığına kişisel malı olarak girdiği; çalışmayan, herhangi bir geliri ve kazancı bulunmayan davacı kadının bu malların edinilmesine herhangi bir katkısının ispatlanamadığı, bu konuda Mahkemede tam bir vicdani kanı oluştuğundan katkı alacağı isteğinin reddine, dava konusu 10 parsel sayılı taşınmazın tamamının 24.04.2006 tarihinde edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde davalı adına tescil edildiği, taşınmaz değerinin 57.902.15 TL olarak hesaplandığını, tespit edilen değerin 1/2’si oranında 28.951,07 TL üzerinden davacının artık değere katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Davacı vekilinin dava konusu 9 parsel ve 72 parsele kayıtlı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde bu iki taşınmazın kooperatif yoluyla edinildiği, 9 parsele kayıtlı taşınmaz için davalının Yapı Kooperatifine 1993’de başvurduğu ve kooperatif yönetim kurulunun kararı ile ortaklığa kabul edildiği, ferdileşmenin ise 2005’de yapıldığı 72 parsel sayılı taşınmazın ise Yapı Kooparetifindeki üçüncü şahsa ait hissenin davalı ve iki erkek kardeşi tarafından 2000’de devralındığı ve taşınmazın 1/3 hissesinin davalı adına ferdileşme işleminin 2003’de yapıldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, bu taşınmazların davalının kişisel malı olduğunun kabulü ile davacının katılma alacağı talebinin reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. İlgili kooperatiflere yazı yazılarak eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 2002’den tapuda ferdileşme işleminin yapıldığı tarihe kadar olan süre içerisinde kooperatife ödeme yapılıp yapılmadığına dair araştırma yapılmaksızın kooperatiflere davalının üyelik tarihleri esas alınarak taşınmazların kişisel malı olduğunun kabulü hatalıdır.

Tasfiyeye konu taşınmazın kooperatif üyeliği yoluyla edinilmesi halinde, kooperatife yapılan ödemelerden ve bu ödemelerin isabet ettiği dönemlerden hareketle, mal rejiminin tasfiyesi ile eşlerin alacak miktarları belirlenir. Mahkemece adı geçen kooparetiflere yazı yazılarak koopeartife yapılan ödemelerin tespit edilmeye çalışılması, bu hususta evrak sunmaları için taraflara süre ve imkan verilmesi, koopeatiflere eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olduğu dönemde yapılan ödemelerin varlığı tespit edilirse kanuni düzenlemelere ve Dairenin yerleşmiş ilke ve esaslarına uygun şekilde davacının katılma alacağının hesap edilmesi gerekmektedir.

Mahkemece eksik araştırma ve incelemeyle bu taşınmazlar yönünden davacının katılma alacağı talebin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni yapılmıştır.

Temyiz olunan kararın davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 20.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin