Ülkücüler Neden Devletin Sigortası?

0
173

“Ülkücüler, devletin sigortasıdır” sözünü duymuşsunuzdur. Nedeni; Ülkücülerin Başbuğu, merhum Alparslan Türkeş’in ortaya koyduğu “9 Işık Doktrini”nde saklı.

1965 yılında kurulan Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi ile başlayan, 1969 yılında kurulan Milliyetçi Hareket Partisi’yle günümüze kadar gelen Ülkücü dünya görüşünün temelidir 9 Işık Doktrini. Milli, idealist, ahlaki, ilmi, toplumcu, bilimsel, gelişimci, halkçı, hürriyetçi ve şahsiyetçi temeller üzerine kuruludur.

Başbuğ Alparslan Türkeş’in inşa ettiği bu doktrin; ayırım yapmadan ötekileştirme moduna girmeden; herkesi ve toplumun her kesimini çatısı altında toplayan çağlar ötesi; iktisadi ve sosyal anlayışın ürünüdür. Ülkücülük, bu anlayış üzerine doğmuş, gelişmiş, Dünya Türklüğünün meşalesi olmuştur.

Alparslan Türkeş’in; Milliyetçilik, Ülkücülük, Ahlakçılık, İlimcilik, Toplumculuk, Endüstricilik ve Teknikçilik, Köycülük, Gelişmecilik ve Halkçılık, Hürriyetçilik ve Şahsiyetçilik ilkeleri sayesinde…

Ülkücüler, mensubu olduğu Türk milletinin varlığına duydukları; sevgi saygı ve güvenle; yaptıkları çalışmaları, sahip oldukları mücadele azimleriyle ve hedefe varabilecekleri bilinciyle yetişti.

Ülkücüler; en mükemmel, en büyük hedeflerin gerçekleştirilmesi ülküsüne; mükemmeliyetçi, Ülkücü ruhla kanalize oldu.

Kaynağını; İslamiyet’ten ve 13 bin yıllık Türk tarihinden alan ve Türk toplumunun dünya görüşünün temelini oluşturan, milli ahlâk kurallarına bağlı toplum yetiştirilmesi ülküsüne sadık, ülkücü bir nesil, Türkiye ve Dünya’ya kök saldı.

Türkiye’nin ilimde ve teknikte; en üst seviyeye ulaşmasını sağlayacak, sosyal ve fen ilimleri alanında, Dünya çapında, en yetenekli, milli ahlak ve ülküye sahip, Ülkücü ilim adamları yetişti.

Mensubu olduğu toplumun; ekonomik ve sosyal varlığını, menfaatlerini, geleceğini; kendi mevcudiyeti başta olmak üzere her şeyin üstünde gören Ülkücü dünya görüşü, Dünya’nın dört bir yanına yayıldı.

Türkiye’nin; modern bir toplum olması, güçlü bir devlet, millet hâline gelmesi için, en kısa zamanda dünyanın en ileri endüstri ülkesi hâline gelmesi, tarımsal faaliyetlerinde bulunan köylülerin, modern ziraat teknolojisine ulaştırılması ülküsüne gönül veren Ülkücü kadrolar, Türkiye’nin dört bir yanına dağıldı.

Ülkücüler, Başbuğ Türkeş’ten aldıkları feyz ile Türkiye’yi daha iyiye, daha mükemmele vardırmak arzusunu taşıdı ve bunun için çareler aradı.

Türk milletinin ekonomik ve sosyal alanda, Dünya globalitesinde, tam anlamıyla hürriyetine kavuşması, milletinin her ferdinin mutluluğu için; uşak olmayı ve uşak olarak kullanmayı reddeden ideale sahiplendi.

Ülkücüler; Başbuğ Alparslan Türkeş’in liderliğinde; her türlü zorluk, entrika, zulüm, işkence karşısında, her engeli aşabilecek cesaretiyle mücadele etti.

Sahip olduğu; donanımı, iradesi, cesareti, mücadele azmi; vatanına, devletine, milletine, sarsılmaz sadakati sayesinde Ülkücüler, devletin sigortası oldu. Emperyal güçlerin, her türlü; asimilasyon, budama, bölme, yok etme amaçlı; oyun, baskı ve zulümlerine karşı, Ülkücüler; hala hayatta, hala ayakta, hala; vatan sathında, devletinin, milletinin yanında…

Selam ve dua ile… Allah’a emanet olun.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin