Bilinç öğretmenim

0
690

Bilinç öğretmenim…

…hayatımın her aşamasındadır.
Ruh seviyesi benim evimdir.
Enkarnasyona inananlar, ebeveynlerini seçerek hayata başladıklarını söylerler. Ister enkarnasyona inan istersen inanma. Amaç ruh planını gerçekleştirmektir. Bu planı gerçekleştirme adına yürüdüğümüz yolda, yolun şekli ve şemalini kendi seçme özgürlüğüne ve karar verme hakkına sahibiz. Yontulması gereken köşe ve kenarlar bize bazen zor geliyor. Kader mi seni yönlendiriyor, yoksa kaderin senin elinde mi, aslında hiç farketmez ki. Rehberli veya kontrollü – hiç farketmez! Birçok insan muhakkak hayatında, üzerinde hiç hükümlülüğü olmadığı, ne yaparsan yap bunu etkiliyemediği, kendi kendine olan/ gelişen bir olay yaşamıştır kesin. İşte tamda bu konuları çözmeliyiz. İşin aslı bu görevi çözmekte, ister kasiyer olalım, ister üst düzeyde bir yönetici, ister ev kadını, isterse kariyer sahibi vbs.. Yaptığımız hiçbir şeyde değildir asıl görevimiz. Konu direnişsiz içsel tavırla ilgilidir. Karşılaştığımız her şey bizim içsel aynamızdır ve bunu kendi sorumluluğumuz ile kabullenmeliyiz. Burada ve şimdide var olmak, bunun için gerekli anahtar kelimedir. Dünün bugününü – bugünün yarınını belirliyorsa, dün geçmiş değiştiremessin, o zaman sende bugünündeki uyanıklık, farkındalıkla yarınını etkileyebilirsin!

Burada ve ”Şimdi”de olmak duygu ve duyarlılığını da daha şeffaflaştıracaktır. Fakat bir çok insan maalesef buna izin vermez, çünkü geçmişinde çok kırılmıştır.

Duygularınızı dinleyin – genellikle onlar sizi aldatmaz!

Özellikle de ilk duygunuza iyice kulak verin. O ”Başlangıç Kanunu’nun” da bir simgesidir.

İç sesinizi dinlemez ve sürekli olarak onu bastırıp veya görmezden gelirseniz, kendi kendinize yıkıcı bir yaşam enerjisi yaratmış olacaksınız. Buda size birçok acı ve sancılı ağrılar beraberinde getirecektir. İnsanın en büyük düşmanı kendisidir!

Çözüm ise ‘Sevginin’ titreşim alanında bulunmaktır. Sen ilahi bir Öz’ sün! Bu yüzden yüksek bilinç seni yüksek benlikle bağlantıya geçmeni sağlar!

Daha önceki kararlarınız ruh planınıza ”evet” demişti, bizler sırf bunu unuttuğumuz için buna karşı koyarız. Manevi bir bakış açısından ait olduğu yere yönlendirilir, insan. Acı ve ıstırabımız buna eşlik eder. Ego, kibir, cehalet de algılanması gereken yol göstergeleridir.

İç sesinizi takip edin, onu bastırmayın, el frenini çekmeyin.

Anı sadece algılayın, ondan hiçbir şey türetmeyin, onu iyi ya da kötü olarak değerlendirmeyin. Kendinizi yargılamadan, gözlemleyin. Sadece kabul edin, onu sevgiyle doldurun, saf sevgi ve saf tanıklık halinde olun ve sevinçle ona ilham verin.

Korkunun da, sevincin de içinizden akıp geçmesine izin verin, çünkü her ikisi de bizi uyanık tutar.

Hepimiz performans için biçimlendirildiğimiz için, daima zihin aktiftir.

Bu bizlerde bir yokluk bilinci de yaratır.

Bu bizlere empoze edilmiş eksiklikten dolayı (kıtlık-bilinci), sürekli bir arayış içinde oluruz.

Fakat ne yazık ki, bu arayış genelde dışa dönük bir arayıştır. Lakin bilmem kaçıncı deneme yanılma sonuncunda bu çözümü dışarıdan bulamayacağımızı anlarız.

Sevgi, özlem, mutluluk başkalarında yansıtılır, çünkü bunu çocuklukta öğreniriz.

Hayal kırıklıkları, öfke, kızgınlık, mutsuzluklar, bütün bunlar dış dünya arayışlarımızın kendi içimizde olduğu gerçeğinden kaynaklanır.

Evet, her şey! Fakat biz bunu öğrenmeyiz.
Kalp çakrası sizin aydınlanma kapınızdır çünkü kalp çakrası sevgidir.

Fakat sırf korku içinde olmak, sizi kalbinizde bulunmaktan alı koyar.

Tüm yaşam planları sevgi konusunu içerir.

Hayatımıza ancak kendi içimizde var olanı, çekebiliriz. En yüksek kota SEVGİDİR!

Mesela aşık olmak; seni yukarlara doğru yükseltir.

Bu süreç veya durum ve duygu senin içinde var olduğu için gerçekleşir.

Bunun farkına varmalısın, diğer kişi bu hissettiğin şey değildir. Duygu sana aittir.

Bilinç algılayabilme yeteneğimizdir. Bizler 3D dünyasında kapana kısılmış olduğumuz sürece, onu genişletemeyiz. Bilinciniz ne kadar genişlerse, o kadar çok hissedersiniz ve siz sadece her şeyle rezonans (akış/ etkileşim) içinde olduğunuzun gerçeğini görürsünüz.

Başkası beni rahatsız ediyorsa, bu benim kendi suçum! Böyle bir durumda, öfkenin içine iyice giriyorsanız, kendi içinizdeki bütünleşmeyi ve bütünlüğü önlersiniz.

Ne zaman ki; o parçanın sizinle rezonansa geçtiğini bilirseniz, o zaman aydınlanırsınız. Ancak o zaman içsel görüntüler ve iç rezonansınız hakkında aldığınız vizyonları algılarsınız. Ayrıca ‘Ruh Planın’ çok fazla acı ve ıstırap çekmeniz de olabilir. Bunu da bir sevgi bilincinde yapmak zorundasınız … Fakat boşluk durumunda hiçbir şey yapamayacağınızı göreceksiniz, çünkü boşluk durumunda hiçbir şey algılamayacaksınız. Bu hayatın cehenneminde tüm kayıplarınızla, ıstırap ve acılarınızla birlikte, olmak istediğiniz yere gidebilirsiniz. Bunu da ancak sahip olduğun ve genişletmeye özen gösterdiğin, yüksel bir bilinçle yapabilirsiniz.

Aşk ve ışığınız daim olsun…

Sevgilerimle,

Nagihan Andug

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin