Antik Çağların ilkler kenti Aizonai – Çavdarhisar/Kütahya

0
253

Tanrıların tanrısı Zeus un torunu Azan vardır.. Baş tanrı ZEUS ‘un Torunu Aizanoi Kent devletinin kurucusu dur.. AZAN’ın annesi :su perisi ERATO , Babası: ARKAS.dır.Yani ZEUS ,Azan’ın dedesidir. Kentin adını verdiği sanılan Azan adlı mitolojik kahramanın, Su Perisi Erato ile efsanevi Kral Arkas’ın birleşmesinden ortaya çıktığı sanılmaktadır.

Firigyaya baglı Anazalaistlerin yasadıgı bir mıntıka diye bilindiği için ismi Anazalaistlerden geldiği de söylenir.80.000 lere ulaşanan nusufu ile bir ticaret ve geçiş özelliği taşır

M:Ö:3.bin yıllardan kalma katmanlara rastlanılmıştır.Helenistik dönem de Bergama ve Bihinyaya baglı iken M.Ö.133 den itbaren Roma İmparatorluguna baglanmıştır.

Roma Döneminde tahıl üretimi şarap ve yün üretimi ile ünü bütün bölgeyi aşmıştır.

Erken Bizans döneminde piskoposluk düzeyindeyken MS 7.yüzyıldan itibaren düz ova önemini yitirmiş Selçuklu zamanında Çavdar tatarları amanında hisar olarak kalmış,üs olarak kullanılmış ve çavdar hisarı olarak devam etmiştir.

1824 yılına gelindiğinde  gezgin seyyah ve oryantilistler tarafından yeniden keşfedilmiş 1926 yılında Almanlar tarafından kısa süreli kazılar yapılmıştır.1970 yılından 2010 yılına kadar Alman Enstitüsü yine kazılara devam etmiş 2010 yılında pamukkale üniversitesine devredilmiştir.

Zeus Tapınağı, on beş bin seyirci kapasiteli tiyatro ve ona bitişik on üç bin beş yüz seyirci kapasiteli Stadyum, İki Hamam, Borsa Yapısı, Sütunlu Cadde, Kocaçay üzerinde ikisi ayakta, 5 adet köprü, Meter Steunene Kutsal Mekanı, Kent Mezarlığı, tek kemerli bir su bendi, su yolları, anıtsal kapı yapıları bulunmaktadır.

ZEUS TAPINAGI

Günümüze kadar ulaşmış böyle bir yapı yeryüzünde yok. Zeus Tapınağı’nın yapımına M.S. 1 nci yy.’ın 2 nci çeyreğinde başlanmıştır. Tapınağın ön galerisinin (Pronaos) kuzey tarafındaki yazıtta İmparator Hadrian ile kent arasındaki yazışmalar yer almaktadır. Aynı duvarın dış tarafında ki yazıtlarda ise M. Apuleius Eurykles’ten söz edilmektedir. Yazıt, M. Apuleius Eurykles’in erdemlerinden ve kent için yaptığı işlerden övgü ile bahsetmektedir. 153 ve 157 yıllarında Atina da kenti kendisi temsil etmiştir. Tapınağın yazıtlarının ve kesme taşlarının üzerinde savaş sahnelerini, atlıları ve atları gösteren çizimler vardır.

Bu çizimler, 13 ncü yy.’da tapınağın etrafındaki surlarda korunak arayan Çavdarların yaşamlarından sahneleri göstermektedir

Tapınak Roma döneminde yapılmış olmasına ragmen Helenestil çağın özelliklerini taşır. Hermogenes’in Hellenistik dönem mimarisi için ortaya koymuş olduğu kurallar çerçevesinde Naosu çevreleyen peristasisin eni iki sütun genişliğindedir dolayısıyla tipik Helen mimarlığı özelliği olan pseudodipteros plan uygulanmıştır.Çok merdivenli olması de helenestik dönem mimarisinden gelmektedir.Tonazlarla giydirilmiş alt yapı konumlandırması ise Romamimarisi zelliklerindendir.

Tapınağın mimari özellikleri taş işlemeleri ve figürleri incelendiğinde Hadrian dönemi olduğu anlaşılır.Örneğin mimari süslemeler,yumurta sıraları,kompozit başlıklar,akanthus yapraklar bunlardandır.Tapınak duvarlarındaki yazılar cevrildiğinde Hadrian döneminde yapıldıgı anlaşılmaktadır.

Çok tanrılı dinlerden gelme bir özellik olarak cella DA kult bulundurma gelenegi YAPILIRKEN  ZEUS HEYKELİNİN BULUNDUĞU AMA GÜNÜMÜZE ulaşmadığı ANLAŞILMAKTADIR.(- cella; tanrı heykelinin bulunduğu en kutsal alan-)

Tapınak içerisinde yapılan araştırmalarda Zeus un kutsal kuşu olan bir Kartal bulunmuştur.

Yine antik kentte Zeus un atrübü lerini tasvir eden sikkeler bulunmuştur(-atribü;hangi tanrıcaya ait olduğunu gösteren simgeler)

AİZONAİ STADYUMU

mS 160 da başlayıp 3.yüzyılın ortalarında bitirildiği sanılıyor.M. Apuleius Eurykles’in bu yapıda büyük rol oynamıştır.Stadyumun oturma sıraları hafif çokgen biçimli olduğundan, yapı ortada genişlemektedir. En geniş kesimde batı tarafta bir kapı binası vardır. Restorasyon sırasında podyum üzerine konmuş iki oturma taşı, bu kapı binası daha sonraki bir dönemde oturma basamaklarıyla örtülerek kullanılamaz hale getirilmiştir. Stadyumun tiyatroya bakan cephesi mermer kaplı bir duvarla sınırlıdır.Stadyum 13.500 kişilik tiyatro 20.000 kişiliktir. Şimdili 50 kişilik luks koltuklarla karşılaştrıdıgınızda ihtişam ve verilen önemi görürsünüz.

HAMAM

M.S. 3. yüzyılın 2. yarısında şehrin kuzeydoğusunda, aslında var olan, büyük kireçtaşı bloklardan oluşan bir bina içine, ikinci büyük bir hamam inşa edilmiştir.

Hamam mekanlarından birinde, ortada Satyr ve Menad betimli kaliteli bir mozaik taban vardır. M.S. 4. veya 5. yüzyıldan sonra bu hamamın ana mekanı yeniden düzenlenmiş ve piskoposluk merkezi işlevini görmüştür.

MACELLUM -BORSA BİNASI

M.S. 2.yüzyılın ikinci yarısında, bugün dünyanın en eski borsası olduğu söylenen, Macellum VARDIR Yuvarlak biçimli yapının duvarlarındaki hem Latince hem Grekçe yazıtlar burada satılan malların fiyatlarına ilişkin açıklamalar içermektedir

Burası 1971’de kazılmış ve kısmen onarılan duvarlarına, M.S. 4. yüzyılın başlarında İmparator Diocletian’ın 301 yılında enflasyonla mücadele için yaptığı ücret tespitlerinin bir kopyası konmuştur.

Bu yazıtta, İmparatorluk pazarlarında satılan tüm malların satış ücretleri yer almaktaydı. Buna göre, örnek olarak; kuvvetli bir köle, iki eşeğin ücretine, yani 30.000 dinara; bir at ise üç köle ücretine eşitti.
Yuvarlak yapıyı kuzeydoğudan sınırlayan köy evinin arkası 1992 ila 1995 yılları arasında kazıldı. Burada, sütunlu galerilerle çevrili olan ve buluntulara göre M.S. 400 yıllarına tarihlenen bir cadde ortaya çıkarıldı. Sütun ve kiriş parçaları neredeyse bütünüyle ele geçtiğinden, mermer tamamlamaları az miktarda yapılarak yeniden ayağa kaldırıldı. Ayağa kaldırmada kullanılmayan mimari parçalar, galerilerin arka duvarlarına yerleştirildi. Ayrıca, malların satışa sunulduğu dükkanların girişi de buradaydı. İnsanı yağmur ve güneşten koruyan arkadların yapılması için diğer antik yapılardan malzeme sağlanmıştır. Değişikliğe uğratılıp kullanılan yalnız mimari parçalar değil, aynı zamanda terk edilmiş yapılardaki heykeller de yerlerinden alınarak buraya konmuştur. Böylece, kuzeydoğu galerinin sütunları önünde bir yazıt kaidesinde, soylu bayan Markia Tateis’in onur yazıtı ve flüt çalan panter postlu çıplak bir Satyr’in mermerden heykeli bir araya getirilmiştir. Heykel bugün Kütahya Müzesi’nde sergilenmektedir. Onur yazıtı ile Satyr heykeli arasındaki ilişki, Geç Antik dönem dekor anlayışında içerik endişesi olmadığını ve burada sütunlu bir caddenin çeşitli unsurlarla süslenmesi gayesinin güdülmüş olduğunu göstermektedir. Sütunlu caddenin yapılması için, ortadan kaldırılan en önemli yapı Artemis tapınağı idi. Sütunlu cadde, 6. yüzyıla kadar varlığını korumuş olup bir deprem neticesinde yıkılmış olmalıdır.

NEKROPOLLER

Şehrin ne kadar büyük olduğu, onu çevreleyen nekropollerin (Mezarlıkların) büyüklüğünden anlaşılmaktadır.

Nekropollerde çok çeşitli mezar tipleri görülmektedir; çok sayıda lahitler, Frigya ve Aizanoi bölgesi için tipik olan kapı biçimli mezar taşları bunlar arasındadır. Kapı biçimli mezar taşları, mezar mimarisinde öbür dünyaya geçişi sembolize eder. Çoğu M.S. 2. yüzyıla ait olan bu taşlar üzerinde bulunan yazıtlarda kimin mezarı olduğu, ya da kimin vakfettiği yer alır. Ayrıca mezar sahibini gösteren işaretler vardır. Kadın mezar taşları üzerinde yün, yapağı bulunan sepet ve ayna, erkeklerinkinde ise kartal, aslan ve boğa bulunur.

 

Paylaş
Önceki İçerik3.Nesil Askersiz Ordular
Sonraki İçerikAmerikan Malı Sol ve Fetö
İbrahim Halil Eroğlu
AJANS 3C isimli aylık hukuk bülteni çıkardı. FİKİR KULUBÜ isimli kitabı var. www.sende yaz.net te şiirve makale tarzı yazıları bulunmakta çeşitli yerel gazete ve meslek dergilerinde yazı ve makaleleri vardır. www.iheroglu.com adresinde hikaye-makale ve yaşam koçlugu hakkında yazıları bulunmaktadır. Uzun Köprü Lisesi Gaziantep Atatürk Lisesi Ankara hukuk fakülteinde okudu Dernek ve parti yöneticilikleinde bulundu.Futbol masa tenisi ve tenis oynuyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin