Doğunun kilidi, Basra Körfezine açılan Limanı Birecik

0
188

Hititlerden beri suyun başı olan Birecik, doğu ile batının birleştiği, mal ve insan intikallerinin yapıldığı yer olarak tarih de hep önem arzetmiştir.. Hititler zamanında kentin adı “Birthe’’ olarak bilinir…

Doğu ve batının doğal sınırı Birecik de Roma döneminden kalma, Saldırı anında Fırat nehrinin altında, kral kaçış tünelleri oldugu ve halen bulunamadığı anlatılır..

Fırat, Mezopotamya bölgesine geçince, İkizi Dicle ile beraber uygarlıkların, merkezi olmuştur.

Keban gibi barajlar GAP projesi Barajları ile Sadece Fırat yüzey araştırmalarında 600 e yakın uygarlık merkezinin varlığı tesbit edilmiş 1967 lerden itibaren ODTÜ öncülüğünde bunların baraj yapım evveli 100 e yakını tesbit ve kurtarılarak Mezopotamya nın taşrası olmadıgı anlaşılmıştır. Hatta Tunç Çağı da dahil zengin maden ve üzüm bağları şarap imalatı ve nakilleri ile dönemin endüstriyel ikamet alanları oldugu belirlenmiştir. Kurtarılamayanlar şu anda barajların altında ve artık define hırsızlarının yağmalarına engel oldugu için koruma altına oldugunu bile kabul edebiliriz.. İLERİ TEKNOLOJİ DE birebir renkli röntgen filmleri ile belki gelecek yüzyıllarda kurtarılır..
BİRECİK de var olan Koruma altına alınan 35 adet Sit alanı vardır Ve Şanlıurfa İl Turizm Müdürlüğünde bunlar tescilli olarak çıkartılmıştır..

Birecik tüm kurılmuş devletlerin, elegeçirilemez kalesi ve sakinleri ile ileri karakol vazifesi görmüş, doğudan batıya geçişlerde, doğal engellerin bittiği yerde savunma kalesi olmuştur..

Birecik Kalesi, Fırat’ın kuzeydoğusunda taştan yapılmış, kuleleri birbirine bakan altıgen bir bina idi ve savunması için büyük küçük yetmiş top bulunuyordu.
Dönemin hükümdarı II.Salmaneser’ın MÖ 859-824’te onararak kendi adını verdiği kalenin son biçimini ise 133. yüzyılında atıldı. Kentin surlarının ne zaman yapıldığı kesinlik kazanmamakla beraber, Memlûk Dönemi’ne ait iki yazıt 1482-1484 tarihli.
Kale, Meydan Kapısı,
Urfa Kapısı,
Meçan Kapısı ve
Bağlar Kapısı olmak üzere 4 kapıya sahip. Mercan Kapısı’nın bir bölümü ile Urfa Kapısı hala ayaktayken, Meydan Kapısı ve Bağlar Kapısı’ndan ise hiç bir iz kalmadı.
Buradaki evler kayalar üzerinde kurulmuş ve Fırat’a bakan iki katlı binalardı. İç hisarda Selim Han Camii başta olmak üzere on bir cami-mescid, tekke, sıbyan mektebi, çarşı-pazar, iskele yanında han ve hamam yer almaktaydı. Birecik Halep ve Bağdat gibi iki büyük ticaret merkezinin iskelesi durumunda olduğundan dükkânlarında değerli eşyalar satılmaktaydı. Çok verimli olan ovasına “Vâdizzeytûn” deniliyordu.

Bazı kaynaklar da ise isminin El_Bire Arapça da hisar manasına geldiği söyleniyor.. Cik eki küçük kale anlamı çıkar..
Daha önce de n hıtıtçede Birthe kelimesi kaynak olarak gösterilmişti.. Yöresel söylenmiş Berecik Halep Arap lehçesinde Baracık olarak dillenir..
M. Ö. 2000 li yıllarda Hitit egemenliğinde bulunmuş Dha sonra Asurlular pers ler Roma egemenliğinde kalmıştır.. Hititler Kuzeyde yaşanan iklim değişimleri aşırı soğuma etkisi ile asağılara inmiş ve tarih sahnesinden birden bire yok olan bir kavim olduğunu aklı mızın bir köşesine yazalım.. Kale Asurlar zamanın da yapılmış ve Defalar ca tamirat görmüş şimdi ne yazık ki kendi kaderine terk edilmiştir..
Zapedilmez kale savunma bakımından gerek Haçlı orduları ve Bizansın elindeyken gerekse Müslümanları eline geçtikten sonra moğal saldırılarında muhkem bir yer olmuştur..
Hz. Ömer’in hilâfeti zamanında kumandan İyâz b. Ganm’ın Urfa ve Fırat bölgesini fethi sırasında İslâm topraklarına katıldı (16/637). Abbâsî Halifesi Hârûnürreşîd zamanında (786-809) Bağdat’ın Fırat nehri üzerindeki bir iskelesi olduğu için imar edildi.. Mercidabık savaşı. Sonrası Yavuz zamanında Osmanlı ya geçmiştir.


500 e yakın esnaf bulunuyordu. Halep dn Bagdat a gitmek isteyen ler çöl yolunu kullanmak istemiyorsa 15/55gün arası süren
Nehir yolculuğunu tercih ediyordu.. Dağları delip geçen Deli Fırat düzlüğe Birecik sayesinde kavuşuyor ve yorgunluğu nu buradan süzüle süzüle akarak cıkartıyordu..

Alman Oryantalist Eduard Sachau 1883 tarihli yapıtında Birecik de 6000 haneli ve 30.000 nüfuslu bir kent olduğunu kaydeder, zengin bir ticaret bölgesi olduğuna değinir.
Osmanlı tarafından tutulan her bölgenin gelişen yıllık gelişmelerin yer aldığı günümüz yıllık almanak benzeri 1873 Halep salnamesi’nde, Birecik nüfusunun 18.722’si müslüman, 888’i hıristiyan, 116’sı musevi olarak gösterilmiştir.
O dönemin Oryantalist lerinin çoğunun defımeci olmayanlarında hrıstıyanlık misyoner i olduğunu unutmayalım

Birecik tarihi kadar eski Kelaynak kuşları nıda unutmayalım.. Fırat Nehrinin uzunluğu 2800 km Türkiye içinde 1263 km bu uzunlukta bir nehrin sadece Birecik Bölümüne Kelaynak kuşları neden gelir?
Hoşgörü ve tevazu kenti Birecik olduğunu bilmese gelir mi? Dag sa Erzincan Dağları var Sıcaklıksa Basra körfezin kadar sıcak iklimin şartları var.. Ama sadece Birecik Tepesine gelip konuyor…Keşaynakları biraz tanıyalım..

Kelaynak(Ibis) Kuşları:Nuh un gemisinin bereket kuşları o zaman da kutsal olarak bakılırdı.. Bu zaman da da
Birecik e ait bir marka dır.. Kalsit taşını yediği enerji olarak kullandığı söylenir 4lerli 5erli gurup halinde yasayıp yaptıkları hareket yavrularını beslemektir.. Nesli tükenen küşlar 1977 de koruma altına alınmış bugünlerde sayısı 300lere ulaşmıştır… (280)
12 Şubat önemli bir tarihidir.. Çünkü kuşlar tamda bu tarihde gelirlerdi..İlk cemre nin düşmesi iklimin burada cevre yerlere göre daha ılıman olması ile ilgili olabilir..
Eskiden beri bolluk ve bereket habercisi olarak kabul edilen bu göçmen kuşlar Birecik e geldiginde davullar zurnalar la karşılanır, kesilen kurbanlar etler, ufak ufak parçalar halinde herkese dağıtılırdı.. Bahar Şenliği havasında törenler eski anılar da kalsa da yerel yöneticilerin bu kültürü yaşatmaları, kardeşlik bağlarının güçlenmesine, sehir dışındaki ailelerin bir kezde olsa buluşmaları a ve yörenin kültürel zenginliğine, ekonomik kuruluşların karşılaşmalarına, turizme katkı ile fakirlik sınırında yaşayan esnafa katkı sağlayacaktır..
Bereket in habercisi Nuh un kuşları geniş kanat aralıkları, çekirge börtü böcek kertenkele i yiyerek beslenirler.Kelaynak kuşu, Nuh Peygamberin Tufan’da gemisine aldığı hayvanlar içinde bereket göstergesidir..
Nuh tufanından sonra Nuh peygamber Ağrı . (Ararat) dağına geldiği zaman barış için bir güvercin, yeni bir çağ için kırlangıç bereket için de bir Kelaynak kuşunu serbest bıraktırmıştır. Bu yüzden Kelaynak, yöre halkı tarafından bereket sembolü olarak görülür. . Tam bir aile bütünlüğü sergilerler..Tek eşli olduğu tesbiti yapılmıştır. Diğer kuşlar gibi ertesi sene değil üretmeye 3/4yıl sonra yaptıkları 3/4 Yumurta ile başlarlar.. Kayalık yerde yasam secselerde ulaşılmazlık ve yavrularının korunması bu güdüsel davranışı yöre de çocuklara verilen öneme de göster ge teşkil eder.. Mısır hiyerogliflerinde resimlerine rastlanmış. Göbeklitepe de 12.000 yıllık taşar üzerinde kabartma resimleri bulunmuştur.. Akademisyenlerinden Prof. Ahmet Kılıç ın bu kuşlarla ilgili araştırmaları vardır.. Bu konuda Birecik de daha profesyonel çalışma ve üretim bekliyoruz.. Yoksa sürekli göç veren ve fakirliğe mahkum bir ilçe ile karşı karşıya kalacaktır..

Eskiden köprü mü vardı? Mahsül yüklü develer, sallarla karşıya geçirilir..Kamyonlar konaklamak zorunda kalırdı.. Uzun sal kuyrukları kaçınılmazdı..

Her gün yüzlerce arac kuyrukta bekler.. Yarım gün sonu sallar yüklenen ton başı ek külfetten mal karşıya geçirilir. Sele kapılma Fırat yutmazsa yeniden kamyona yüklenir doğu Vilayetlerine taşınır dı. 700 mt uzunluğundaki köpru kemer lerden oluşmuş ilk planlaması 1912 yılında yapılmış ama balkan harpleri sebebi ile yapılamamışdı.. 1936 yılında köprü yapma girişimi olmuş ama bütçe yetersizliği bu zorunluluğu ötelemişdi..Demokrat parti zamanına gelindiğinde köprü inşası gündeme gelmiş ceKöprü inşaatında salcılar sebekesinden birisi inşaat mühendisinı silahla öldürmüş dür.. Mühwndisimizin kabri anısı adına köprü başındadır

Her evin olmazsa olmazı Çiğ köftedir.. Yöresel yoğurma çeşitleri olmakla birlikte simidin yoğururken biraz canlı kalması buradaki damak zevkine göredir.. Eskiden et çekme yada kıyma makinaları mı vardı?

Çiğ köftelik et yağsız olarak alınır kaya tipi bir tarafı düz kara taşlarda dövülerek yoğrulmaya hazır hale getirilir Di. Aynı zaman da etin siniri dedikleri de Tek tek et dövülürken temizlenirdi
Öyle ki zabık denilen Birecik in dar sokaklarına girdiğinde taku tuk/ taka tuk ritmli sesi zengin fakir her evden yükselirdi.. Çiğ köfte yemeklerin bir sıkım da olsa vazgeçilmezi idi…iftar sofralarının ayrılmazıydı..Fast food un hızından bin kat daha hızlı ve pratik yiyecek aynı oranda yiyeni canlı tutar..

ÇİĞ Köfte Yapımı
Önce eti döve döve kıvamına getirilir. İÇİNDEN SİNİRLER TEK TEK ALINIR.. Et hamur haline gelir..
Sonra acıbiber baharat ve sülfür kaynağı sarımsakla güzelce Arındırlır üzerini maydanoz ve yeşil soğanla servis edilir…Yapan onun kıvamını bilir. MEŞAKKATLİ iş yaparken sorumluluk yerken sorumluluk getiriyordu..


Şimdi her şey bozuldu et bitti dövme yok un haline getirilmiş bulgur un acı ile beraber servisi var…


ESKİ İNSANLAR O YÜZDEN HEP AĞIR ABİYDİ..
FAST FOOD YİYEN NESİL DE FAST OLUYOR… Hızlı at gibi “çabuk seviyor çabuk bıkıyor”eş devamlılığı tahammulzuslukle bitiyor
“hızla işe başlıyor ama bitiremiyor” iş devamlılığı yok
“hızla ders çalışıyor ama yarım saat sonra fıs” konsantrasyon bozukluğu var
HIZLI GİDEN ATIN B*KU SEYREK DÜŞER
ÇİĞ KÖFTE NEMRUDU BİTİRDİ..

Nizip ten geçen Evliya çelebi Birecikten geçemez mi? Hac kafileleri için sakın Nizip te fazla konaklamayın aşırı sivrisinek den dolayı o dönemin öldürücü sıtma hastalığından korunmayı salık verir.
Birecik le ilgili bilgi verirken buradaki tersaneden ve büyüklüğünden de bahseder. XVI. Yüzyılın ikinci yarısında faaliyette olduğu bilinen Birecik tersanesinin kuruluş tarihi bilinmemektedir. 1565 tarihli Osmanlı belgelerinde Birecik tersanesinin mevcut olduğu belirtilmektedir. Kâtip Çelebi, 1567 yılında Birecik tersanesinde 550 gemi inşa edebilecek personelin mevcut olduğunu yazmaktadır.1915 yılında Ermeni tehcir kanunu zamanı bir kısmını zamanın mutasrrıfı burada tersane işçisi göstermek sureti ile onları korumuşdu. Basra Körfezi’nden ve Bağdat’tan kuzeye doğru Fırat Nehri yoluyla yapılan ulaşımın son durağı Birecik idi. Ayrıca Halep’ten kervanlarla Birecik’e gelen ticaret malları buradaki ticari iskeleden gemilerle Bağdat’a gönderilirdi. Kentte XVI. Yüzyılda keten, kumaş, balmumu, mısır ve deri gibi ürünlerin depolandığı ambarlar bulunmaktaydı. Birecik iskelesinden askeri nakliyat ve sivil yolcu ulaşımı da yapılıyordu

Alaburç Mescidi Muhammed Buhari Türbesi olarak tescil edilmiş ve fakat yapılan tarihi araştırmalar ve eser içi araştırmalarda türbe olduğuna dair eMareye rastlanmamış tarihi verilerde mescit amaçlı yapıldığı anlaşıldığından tescil işlemi düzeltilecek Alaburç mescidi olarak yapılmıştır..
Her yapının kitabesinde ve şifrelenmiş yazısında hangi maksatla kim tarafından hangi tarihde yapıldığı yazılıdır.. Bu anıt yapının kitabesinde buranın mescit olarak kullanıldıgı anlaşıldığından mescid tescili yapılmıştır..
Meydan Kapısı’nın uzantısında yer alan Alaburç Mescidi, cephelerindeki madalyonlarda bulunan sülüs karakterli kitabelere göre Memluk Sultanı Kayıtbay tarafından yaptırılmıştır.
Mescidin, Meçan Kapısı ile aynı tarihlerde (889 H. / 1484 M.) yapılmış olması muhtemeldir. Ancak burcun ne zaman mescit olarak kullanılmaya başlandığı bilinmemektedir. Dıştan 10.80×11.30 m. boyutlarında, yaklaşık kare planlı yapının cepheleri benzer düzenlemelere sahiptir.
Kuzeydoğu köşedeki L biçimli bir koridorla ulaşılan iç mekan, ortadaki çapraz tonozla örtülü bir kare bölüm, batı ve güneydeki sivri beşik tonozlu birer eyvan, batı eyvanın kuzeyindeki kubbeli, kare planlı ve güney eyvanın iki yanındaki beşik tonozlu ve dikdörtgen şekilli hücrelerden müteşekkildir . Düzgün kesme taştan yapılmış olan mescidin üst katına bir merdiven vasıtasıyla ulaşılmaktadır
Selçuklu mimarisinin özelliklerini taşımaktadır..

AYN HAKİM ÇEŞMESİ

Birecik den Kelaynak Üretme İstasyonu na giden yolu genişletme çalışmaları esnasında ortaya çıkan tarihi çeşme İbrahim Halil ü rahman da bulunan Ayn Zılha (Zeliha) nın uzantısı olduğu söyleniyor..Ayn Zılha hz İbrahim ateşe Nemrut tarafımdan atılınca ardından Zeliha da atlar.. Bugünkü Aynı Zeliha gölü de onun atEşe düştüğü yer olarak bilinir ve anlatılır
Gümüş zengini su mide ve sindirim rahatsızlıklarına iyi geldiği söylenir..

TARİHE IŞIK TUTAN BİRECİK MEZARLARI

Gre Virige Mezar

Birecik Mezarları tarihsel sürede toplum gelişimine uygunluk ve bir ilk taşımaktadır MÖ 3000 li yıllara uzanan yaklaşık 5000 bin yıllık mezar odaları günümüz türbe anlayışının belki de ilk uygulamasıdır.
Ur krallarında da aynı tarz yöntem uygulanmıştır..
Oda mezarları entegre bir yapı özelliği taşımakta havuz, temizliği bırakılan bakla bugday tohumu yeniden doğuşu ve dirilişi anlatırken aile mezarlığı görünümü ile kişisel eşyaları mızrak uçu kap kaçakları iğne başı gibi kişisel esyaları bırakılmıştır..
Türbe geleneği mezara bırakılan nohut intikalen gelen gelenekler aslında..
Kalkerli yapının bu gömülerde ölünün korunması için küçük bas havan kalıntılarının bulunması kesilen kurban anlamlarını taşıdığını biliyoruz.
Külük kötü ruh ve börtü böceklerin cesede yaklaşma ması için yapılan tütsüleri gösteriyor..

Kalecik Kaya Mezarlar Roma dönemden ileri karakol vazifesi gören yapı da Birecik de Tarih yazan Fırat suyunun mürekkebi kuramadıkça yazmaya devam edecektir..
Naklen bildirilen hadisi şerife Fırat kuruduğunda kıyametinde olacağı bildirilmiştir..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin