Nemrut Kalderası ve Krater Gölü – Tatvan

0
62

Tarih ve doğanın birarada bulunduğu Bitlis in Tatvan ilçesinde dünyanın ikinci, Türkiye’nin en büyük krater gölü olan Nemrut Krater Gölü bayram tatilinin son gününde ziyaretçi akınına uğradım. MÖ 2100 yılında yaşamış olan Babil imparatoru Nemrud dan ismini almıştır..

Avrupalı Seçkin Destinasyonlar Projesi (EDEN) kapsamında “Mükemmeliyet Ödülü” alan 2 bin 250 rakımlı göl, doyumsuz manzarasıyla ziyaretçilerini hayran bırakıyor.

Tatilin son gününü fırsat bilerek Nemrut’a gelen vatandaşlar, doğal güzelliklerinin yanı sıra sıcak ve soğuk gölleri, buz mağarası, buhar bacası ile ilgi çeken bölgede göl kıyısında piknik yapmanın keyfini yaşadı.

Bazı bölgelerinde metrelerce karın bulunduğu Nemrut’ta turistler karşılaştıkları eşsiz güzellikleri fotoğrafladı.

Gaziantep’ten gelen öğretmen Mehmet Ataşbaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Anadolu’nun gezmekle bitirilemeyecek tarihi ve doğal güzellikleri bünyesinde barındırdığını söyledi.

Ailesiyle 9 günlük bayram tatilini değerlendirmek amacıyla Güneydoğu Anadolu’dan Doğu Anadolu’ya bir gezi programı düzenlediklerini belirten Ataşbaş, burada müthiş bir manzara ile karşılaştıklarını anlattı.

Ataşbaş, “Buraları gezmeden ölmeyin. Vatanın her tarafı kutsal. Onun için lütfen insanlar ön yargılarını dağıtsınlar. Batıdaki tüm insanları bu güzellikleri görmeye davet ediyoruz.” diye konuştu.

Eylem Ataşbaş da ilk kez gördüğü Nemrut Krater Gölü’ne hayran kaldığını ifade ederek, “Burada dört mevsim bir arada. Kışın kar göremeyenler yaz mevsiminde gelip burada kar görebilirler. Yüzmek isteyenler için güzel bir alternatif. Doğa yürüyüşü yapmak için harika yerler var. Herkesin buralara gelip görmesi gerekiyor. Buralar gizli kalmış cennet.” diye konuştu.

Çanakkale’den gelen Filiz Önal da Nemrut Krater Gölü’nde karşılaştığı manzaraya hayran kaldığını, tüm güzellikleri bir arada görebilme imkanı bulduğunu aktardı.

Tatvan’dan tabela 25km yazılıyor ama bu sadece çıkış bir o kadar da iniliyor ve yollar güvenlik açısından taşlarla yapılmış yordu bizi. Görüntü harika yeşillik, su, kar,… Rüzgar olduğunda göl dalgalı oluyor ve suyun berraklığı bazen kaybolur.. Küçük bir büfe tarzı bi yer var soğuk sıcak içecekler satılıyor Mangal için yanınıza gerekli malzemeleriniz varsa tam mangallık bir yer… Manzara ya karşı muhteşem lezzetleri oluşturabilirsiniz Büyük göle varmadan küçük göl(ılık su) var daha küçük daha sakin orası. Göllere varmadan ise buhar bacaları var kışın buhar görebilirsiniz ama yaz mevsiminde hava sıcak olduğu için buhar görülmüyor ama bacalara yaklaştığınızda sıcak havayı fazlasıyla hissediyorsunuz. Yollardaki manzaralar da harika mutlaka durup anı fotoğraflarsınız.. Yazın bile sağda solda kar olan yollardan geçersiniz..

Nemrut, uyuyan aktif bir yanardağdır ve 1441 yılında son kez lav çıkışı olmuştur. Tepesindeki kraterde Nemrut Gölü yer alır. Krater etrafında, en yüksek tepe olan Sivritepe 2935 m, Doğu Nemrut Tepesi 2625 m, güneydeki Tursuktepe 2828 m ve batıda Nemrut Dağı Tepesi 2801 m yükseklikteki. Ermeni tarihçi bu patlamayı tarif ederken kayaların kızıla dönmesi yayılan kokunun çevrede hastalıklara sebep olduğu homurtunun halk arasında büyük korkuya yol açtığı yazılmıştır..YÜKSEKLİK 4000 den bugünkü seviyeye de bu patlama ile gelmiştir.

Yaklaşık 1.2 km² yüzölçümüne sahip küçük alanlı Ilıgöl, gerek göl tabanından ve gerekse gölün çevresinden karışan sıcak sular sebebiyle, kış mevsiminde 40 °C’ye, yaz mevsiminde ise 60 °C’ye kadar ulaşan sıcaklığa sahiptir. Bu suyun içinde çözünmüş halde bulunan mineral madde miktarı sıcaklığın da etkisiyle oldukça yüksek olup, 1758,4 lt/mg’a ulaşmaktadır. Bazı asalaklar dışında canlı hayata imkân vermeyen göl suları, genellikle romatizma tedavisinde kullanılmaktadır.

Ilı Göl’ün yaklaşık 160 m doğusundaki yarıklardan çıkan sıcak buharın ise astım, bronşit, romatizma ve böbrek hastalıklarına iyi geldiği söylenmektedir. Ayrıca, bu sıcak buhar mağaralarının olması buranın önemli bir jeotermal enerji potansiyeli taşıdığı fikrini doğurmuştur. Bu amaçla MTA (Maden Tetkik ve Arama Kurumu), kalderanın doğusunda sondajlar yaparak araştırmalarda bulunmuştur

Kaldera’nın içerisinde 5 göl, çok sayıda lav çıkış merkezi, lav hunisi, sıçratma konisi, sıcak su kaynakları ve 6 adet mağara mevcuttur. Göllerden en büyüğü olan Nemrut Gölü, bir hilal şeklinde ve 15km²’lik bir yüzölçümüne sahiptir. Gölün deniz seviyesinden yüksekliği 2247 metre, Van Gölü’nden ise 600 metre yüksekliktedir. Kaldera’nın batı kesiminde, tabanda Nemrut Gölü bulunur. Bir hilal şeklinde ve yaklaşık 15km’lik bir yüz ölçümüne sahip Nemrut Gölü’nün yüzeyi, deniz seviyesinden 2247 metre, Van Gölü’nden ise 600 metre yüksekliktedir. Volkanik malzeme; cüruf, sünger taşı ve obsidyenden oluşmaktadır. Yöredeki kayaçlar incelendiğinde bazalt, andezit ve trakitlerden oluşan ve akışkan türleri ile kül, tüf, pomza ve ignimbirit gibi volkanik yağış ile oluşan kayaçlardan meydana geldiği görülür. Nemrut Dağı kaplıcası, Nemrut Dağı’nın kraterindedir. Tesisi bulunmayan kaplıcanın 60 derece sıcaklıkta olan suyu romatizma ve deri hastalıklarına şifa olduğu inancıyla ziyaret edilmektedir.

Kaldera yı ilk keşfeden Doğu seferini yaparken İskender in buradan geçtiği ve İskender in cenneti denildiği de bilinmektedir.

450 çeşit yeşillik örneği taşıyan bölge kuşlar için bulunmaz bir nimettir. Ekoturizm kayak turizmi yamaç paraşütü e uygun yapısı ile bakir bir şekilde ziyaretçilerini beklemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin