İstanbul Barosu Fikri ve Sınaı Haklardaki Gelişmeler ile ilgili panel düzenlendi

0
43

Yasal Değişiklikler Işığında Fikir ve Sanat Eserleriyle İlgili Hukuk Davalarındaki Gelişmeler

İstanbul Barosu Fikri ve Sınaî Haklar Komisyonunca düzenlenen ‘Yasal Değişiklikler Işığında Fikir ve Sanat Eserleriyle İlgili Hukuk Davalarındaki Gelişmeler’ konulu panel, 25 Haziran 2019 Salı günü saat 18.00’da Taksim deki baro merkez bina konferans salonunda yapıldı.

Açılışta konuşan Fikri ve Sınaî Haklar Komisyonu Başkan Yardımcısı Av Oğuz Müftüoğlu, ülkemizde fikre pek itibar edilmediğini, belirli bir kültür politikamızın bulunmadığını, kültürle turizmi yan yana getirmenin yanlış olduğunu ve bu ikilinin birbirinden ayrılması bilincine varmak gerektiğinin altını çizdi.

Panelin yöneticiliğini de üstlenen Müftüoğlu, panelin ilk bölümünde sanatçıların konuşacağını, ikinci bölümünde ise Prof. Dr. Emre Gökyayla’nın Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa göre açılabilecek hukuk davalarını ele alacağını bildirdi.

İlk sözü alan Av Miray Akovagil kendi hayat hikâyesini dönüştürerek bazı şeylere ışık tutmak istediğini söyledi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra hukuk bürolarında çalıştığını, son çalıştığı hukuk bürosunda işine son verilmesi üzerine serbest avukatlığa başladığını belirten Akovalıgil, işinin hukuk bürolarındaki kadar yoğun olmadığı için çocukluk hevesini hatırlayarak sanatçı olmaya karar verdiğini bildirdi. Miray Akovalıgil, oyunculuk seminerleri aldıktan sonra BKM Mutfak’ta çalışmaya başladığını ve hayallerine daha fazla yaklaştığını anlattı.

Avrupa Yakası adlı diziyle oyunculuğa başlayan ve halen ‘Bir Zamanlar Çukurova’da” adlı dizide önemli bir rolü oynayan Bülent Polat da konuşmasında yaşamındaki sanat aşamaları hakkında bilgi verdi. Los Angeles ve Newyork’ta tiyatro eğitimleri aldığını, burada bazı çalışmalara katıldığını belirten Polat, kendisine yöneltilen soruları yanıtladı.

Türk sinemasında kadın tipini inceleyen ve bunları kitaplaştıran Dr Berceste Gülçin Özdemir, Türk sinemasında hemen hemen bütün kadınların ne özne, ne de nesne olabildiklerini, genelde filmin sonunda nesneleştiklerini söyledi. Bu durum karşısında Türk kadın yönetmenlerin ne düşündüklerini merak ettiğini ve onlarla tek tek konuşma olanağı bulduğunu belirten Özdemir, 2000 yılından sonra filmi vizyona girmiş kadın yönetmenlerin 40, erkek yönetmenlerin ise 400 kadar olduğunu tespit ettiğini, “Kadın yönetmen sayısı bu kadar azsa, kadın öyküsü de o kadar azdır. Kadın yönetmenlerin filmlerindeki kadınlar da genellikle kamusal alanda güçsüz oluşlarıyla dikkati çekiyordu” dedi.

Berceste Gülçin Özdemir, Türk Sinemasının Kadın Yönetmenleri adlı kitabını hazırlarken telif sorunlarıyla karşı karşıya geldiğini, o nedenle bazı görselleri kitaba koyamadığını sözlerine ekledi.

Son konuşmacı Prof Dr Emre Gökyayla Fikir ve sanat eserleri hukukunun miladını matbaanın icadı olarak niteledi. Fikir ve sanat eserleri açısından o günden bu yana konuyla ilgili gelişmeleri kabaca özetleyen Gökyayla, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun bilim ve edebiyat eserleri düşünülerek hazırlandığını, Fikir ve sanat eserleri alanında yaşanan sorunların neler olduğunu anlattı.

Fikir ve sanat eserleri kanununda düzenlenen ve açılabileceği belirtilen hukuk davalarına ilişkin tespitler yapan Gökyayla, Kanunun ikinci bölümünde eser sahiplerinin tespiti davası, Beşinci bölümde ise tecavüzün men’i, tazminat ve kazancın iadesi davaları bulunduğunu hatırlattı. Emre Gökyayla, fikir ve sanat eserleriyle ilgili açılacak hukuk davaları hakkında değerlendirmelerde bulundu ve açılan bazı davaların sonuçları hakkında bilgi verdi.

Sunumların tamamlanmasından sonra söz alan İstanbul Barosu Fikri ve Sınaî Haklar Komisyonu Başkanı Av Dr Tamer Pekdinçer kapanış konuşmasında konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür etti. Daha sonra konuşmacılara birer teşekkür Belgesi verildi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin